CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN: HANİ SAHTEYDİ, KILIÇDAROĞLU YİNE HAKLI ÇIKTI

Tezcan, “Sahte dediler, şunu biliniz, biz sahte işi bilmeyiz ama off-shore adalarında iş tutmayı becerenler çok iyi bilirler. Sahte dediler, sahte iddiası çöktü. Savcılık istiyormuş vereceğiz, savcılığa...” dedi.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından açıklanan ‘Man Adası Belgeleri’yle ilgili TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şunları kaydetti: 




 

Öncelikle hayırlı cumalar. Bir söz vardır ‘Açtırma kutuyu söyletme kötüyü’ derler. Mübarek Cuma günü bize kutuyu açtıracaklar. Aslında biz TBMM bu konuyu konuşsun, görüşsün dedik ama TBMM’deki hakim irade bu konunun görüşülmesinden anlaşılan o ki rahatsız.

Değerli arkadaşlar, biz kutuyu açtık, bundan sonrası artık kutunun içinden çıkacaklardan kimin rahatsız olacağıyla ilgili. Türkiye’nin son günlerde yoğun gündemini oluşturan belgelerin orijinallerinin olduğu kutumuz burada. Sırayla tek tek göreceğiz hepsini. Ne varmış bu kutunun içerisinde şimdi tek tek hepsine sırayla bakacağız.

PARMAK HESABI VİCDAN HESABINA HAKİM GELDİ

Değerli basın mensupları, isterseniz önce şöyle bir son 4 gün ne oldu kısa bir hatırlayalım. Salı günü Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu grup konuşmasında para transferini belgeleriyle açıkladı. Bir para transferi trafiği belgelerini kürsüden açıkladı, gösterdi. Neydi bu? Bir şirket var bir tarafında Bellway Limited Şirketi. Bellway Limited bir offshore adasında kurulmuş, Man Adası diye adını bile bizim o zaman öğrendiğimiz bir adada kurulmuş naylon şirket. Bunu unutmayın naylon şirket. Niye? Çünkü 1 sterlin sermayeli bir şirket. Yani Türk parasıyla söylüyorum 5 lira. Şirketin sermayesi 5 lira. Buradan şirketin kurulduğu adaya gitmeye kalksanız o para dolmuşa binmeye yetecek para değil şirketin sermayesi, buradan sizi havaalanına götürecek para değilşirketin sermayesi, düşünün! Peki bu şirketin yaptığı para transferinin öbür tarafında kim var? Önemli. Bugün Cumhurbaşkanlığı makamında oturan AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eniştesi Ziya İlgen, kardeşi Mustafa Erdoğan, dünürü Osman Ketenci, eski Özel Kalem Müdürü Mustafa Gündoğan -değil diyorlar girsinler internete görürler- ve oğlu Ahmet Burak ErdoğanSalı günü bu para trafiğini anlattı belgelerle Sayın Genel Başkanımız. Çarşamba günü dedik ki, ‘gelin bir meclis araştırması yapalım.’ Ben Parti Meclisi sırasında yaptığım toplantıda söyledim, ‘Grup Başkanvekillerimiz meclis araştırma önergesi verdiler, meclise bu belgeleri verelim ve bütün bu trafiğin altını, üstünü inceleyelim. Kim yalan söylüyor, kim doğru söylüyor, ne olmuş, kim ne almış işaretleyelim tek tek.’ Sonra Perşembe günü, dün yani üçüncü gün TBMM’de Meclis Araştırma Önergesi talebimiz AK Partili milletvekillerinin oyuyla parmak hesabıyla reddedildi. Yani parmak hesabı vicdan hesabına hakim geldi. Dün TBMM’de parmak hesabı vicdan hesabına hakim geldi.

GERÇEĞİN GÜCÜ HER ŞEYİN ÜZERİNDEDİR

Şimdi bugün Cuma, hani diyorlardı ya niye paylaşmıyorsunuz ne oluyor? Paylaşacağız durun, önce bir milletvekilleri görsün dedik, bir milletvekilleri baksın buna burada konuşalım demediler. Şimdi milletle paylaşıyoruz, paylaşacağız. Size biraz sonra gösterdiğim bu belgeleri biraz önce gördüğünüz dosyaların tamamını sizlere dağıtacağız.

Değerli arkadaşlar, demek ki ne yaptığımızı biliyoruz. Bakın adım adım size yol haritasını anlattım. Salı günü, Çarşamba günü, Perşembe günü, bugün de belgeleri dağıtıyoruz orijinallerini de sizlerle paylaşacağız.

Şimdi bu 4 gün içinde ne dediler hatırlayalım. Büyük bir gürültü koptu, büyük bir infial her zaman yaptıkları gibi. Muhalefeti susturmak, konuşanları korkutmak için büyük bir medya ordusuyla ve psikolojik bir saldırıyla boğuntuya getirmeye çalıştılar ama getiremeyecekler. Bizi susturmaya güçleri yetmeyecek. Sayın Erdoğan bizi susturmaya gücün yetmeyecek. Bütün dünyanın imkanlarını kullansan ve üzerimize gelsen de bizi susturmaya gücün yetmeyecek. Gerçeğin gücü her şeyin üzerindedir.

Şimdi önce dediler ki, ‘bu belgeler sahte.’ Şimdi göreceğiz sahte dedikleri belgeleri. Sonra ‘ticari ilişki var’dediler, ona da bakacağız nasıl bir ticari ilişki. Ondan sonra aslında Çarşamba günü AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan çok açık bir şey söyledi dedi ki, ‘bu şirket satışı karşılığı aldıkları para’ dedi. Güzel kendi söyledi. Bu yakınlarım dedi şirket sattılar karşılığında bunu aldılar. Şimdi onu da göreceğiz ne olmuş bakalım, nasıl bir ticaretmiş bu ticaret.

Şimdi değerli arkadaşlar, önce olayı bir hatırlayalım. Bakın, Man Adasında bir şirket kuruluyor naylon şirket.Şirketin ana sözleşmesi burada, kuruluş senedi- bunu vereceğim size biraz sonra, fotoğrafını çekin- şirketin ana sözleşmesi burada. Ne zaman kurulmuş şirket? 2 Ağustos 2011 tarihinde. 2 Ağustos 2011 tarihinde 1 sterlin sermayeli bir şirket Man Adasında kurulmuş. 5 lira yani Türk parasıyla 5 lira. 5 bin lira, 5 milyon lira değil 5 lira dikkat edin, dolmuş parası. O sermayeli bir şirket. Ondan sonra bu şirketin sahibi kim? Hemen sahibini de gösterelim hisse senedi burada. Şirketin sahibi Sıtkı Ayhan. Bakın hisse senedi görülüyor değil mi arkadaşlar? 1 hissesi var, 1 sterlin, 1 ortağı var hepsi bu şirketin. Vatandaşlarımız anlasın, böyle bir şirket Türkiye’de kurdururlar mı adama? 1 ortaklı, 1 hisseli, hisse bedeli 1 sterlin hepsi 1 başka bir şey yok. 5 lira yani 5 lira Türk parasıyla. Şirketin ortağı bu. Sonra Sıtkı Ayhan şirketi ne zaman kurdurmuştu? 2 Ağustos tarihinde kurdurmuştu. Sonra Sıtkı Ayhan’a bakıyoruz bu hissesini 2,5 ay üzerinde tutmuş güya-kayden öyle gözüküyor, burada yazan o - 15 Kasım 2011 tarihinde Kazım Öztaş diye birisine devretmiş. 15 Kasım yani 2,5 ay sonra hisseyi Sıtkı Ayhan, Kazım Öztaş’a devretmiş. Senaryonun isimleri bunlar. Bu isimler üzerinde yürüyen bir süreç. Kaça devretmiş? 1 sterline devretmiş. Kaç hisse? Hepsi 1 hisse. Yani onun yerine bir başka ortak gelmiş yine 1 sterlinlik şirket bu sefer Kazım Öztaş’ın ortağı olduğu şirket olarak devam ediyor. İşte burada da Kazım Öztaş hisse senedi.

Şimdi değerli arkadaşlar tablo şudur; burada 15 Kasım 2011 yılında Kazım Öztaş’a şirket devredilmiş, 1 ay sonra yani 15 Aralık 2011 tarihinden itibaren o söylenen para trafiği başlamış, 1 ay sonra. 1 ay içerisinde bu para trafiği başlamış ve 15 Aralık 2011 tarihi ile 4 Ocak 2012 tarihleri arasında kaç gün var? 20 var. 20 gün içerisinde bunlar arasında 15 milyon dolarlık bir para trafiği var. 20 günde 15 milyon dolar. Şirketi kuruyorsun, 2,5 ay sonra birine devrediyorsun 1 sterlin, 1 ay sonra devraldığın kişiyle bir para trafiği başlıyor, 15 milyon dolar para trafiği 20 gün içerisinde bu 15 milyon dolar para ödeniyor dikkat edin.

BUNLAR MI SAHTE?

Şimdi biz bunları açıkladık, olayı hatırladık, böyle bir para trafiği var. Kimlerin arasında olduğunu da anlattık. Şimdi bize dediler ki, ‘bu belgeler sahte.’ Hala diyorlar, şimdi sabah yine haberleri dinledim “sahte” demişler. “Sahte” dedikleri dekontlar- hani dekontlar diyor ya şimdi sırayla, sırayla hiç telaş etmeyin - Mustafa Erdoğan 1 milyon 250 bin dolarlık dekont, aslı dekontun. Bu mu sahte? Bitmedi, Ziya İlgen 1 milyon 250 bin liralık dekont. Bu mu sahte? Dekontun aslı. Bunlar mı sahte? Ahmet Burak Erdoğan 1 milyon 450 bin dolarlık dekont. Bu mu sahte? Yuvarlak içine aldım ismi herkes görsün. Şimdi fotokopilerini hepinize vereceğim bunların. Ahmet Burak Erdoğan 2 milyon 300 bin dolarlık dekont, banka dekontu orijinali. Bu mu sahte? Mustafa Gündoğan 1 milyon 250 bin dolarlık dekont. Bu mu sahte? Hani sahteydi? Osman Ketenci dünürü, 1 milyon 250 bin dolarlık dekont. Bu mu sahte? Osman Ketenci yine bu da mı sahte? 1 milyon dolarlık dekont. Bu da mı  sahte? Hangisi sahte? Mustafa Gündoğan 250 bin dolarlık dekont. Bu mu sahte? Mustafa Erdoğan 2,5 milyon dolarlık dekont. Bu da mı sahte? Ve son olarak Ziya İlgen, enişte hani o meşhur darbeyi bildiren enişte, yine 2,5 milyon dolarlık dekont. Bu mu sahte? Hangisi sahte? Bunların tamamı orijinal belgeler, hepsi orijinal belge. Şimdi bu orijinal belgelerin tamamını size dağıtacağım, kamuoyuyla da paylaşacağız.

Değerli arkadaşlar, çekemediyseniz bir daha göstereyim, hiç telaş etmeyin dağıtacağım zaten. Herkese yetecek zamanımız var, herkese verecek cevabımız var hiç kimse telaş etmesin. Telaşı bu ilişkiler bir yerlere uzanırsa o ilişkilerin tarafında birileri bir şey yaptıysa onlar etsinler.

SAHTE İDDİASI ÇÖKTÜ

Şimdi bunlara gürültü, patırtı, “sahte” diye… Swift mesajları, paraların hareketini gösteren, bunları tek tek zamanınızı almayacağım, işte bunları da dağıtacağım size. Para geliyor, para gidiyor yurtdışına, ondan sonra tekrar dönüyor. Bütün hareketler burada yazıyor vereceğim size bakacaksınız, tek tek. Uluslararası para trafiğindeki swift mesajların evrakları da burada.

Şimdi biz bunları anlattık kıyameti kopardılar niye? Çünkü telaş ediyorlar. “Sahte” dediler. Şunu biliniz, “sahte” diyenlere sesleniyorum şunu biliniz, biz sahte işi bilmeyiz ama offshore adalarında iş tutmayı becerenler sahte işlemlerin nasıl yapılacağını çok iyi bilirler. Onu biz bilmeyiz. Biz bilmediğimiz için, biz yapmaya kalksak ayağımıza dolaşır. Onun için biz çok açık, net, her şeyi şeffaf kamuoyuyla paylaşıyoruz. Tabi bu süreçte -burada şu belgeleri şöyle aman ha karışmasın – “sahte” dediler sahte iddiası çöktü burada. Savcılık da istiyormuş vereceğiz savcılığa. Öyle dediler haberlere düştü savcılık istemiş “sahte” diye, vereceğiz savcılığa onlar da baksınlar, orijinallerini vereceğiz.

Şimdi dediler ki, “şirket satışı için verildi bunlar canım... Tamam bunlar var ama şirket satışı.” Nasıl bir şirket satışı? Yani kim söyledi? AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan söyledi. Akrabalarım, yakınlarım şirketlerini sattılar karşılığında… Ne güzel, iyi! Biz sadece para gitti mi diye konuşurken “para geldi” diyor “şirketleri sattılar” diyor, aman ha daha vahimmiş ya.

SAYIN ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR EDİYORUZ

Şimdi o zaman şu sorunun cevabını vermek zorundasınız. Hangi şirketi sattılar birinci soru. Satılan şirketin adı ne, hangi şirketi sattılar? 15 milyon dolar bu dekontlardaki paranın toplamı. Hangi şirketi sattılar birinci soru. İkinci soru? Bu şirketin ortakları kim? Bu sattıkları şirketin ortaklarını çıkarın kamuoyu bilecek, bilme hakkı var kamuoyunun. Üçüncüsü, sermayesi ne kadar bu şirketin, sattıkları şirketinHani “şirket sattılar” diyor ya Sayın Erdoğan. Kaç lira sermayeli şirketmiş ki bu 15 milyon dolara satılmış, kim almış? 1 sterlin sermayesi olan bir şirket almış. Bu şirketin bilançosu ne bir çıkarın bakalım bilançosunu görelim. Bu şirketin varlıkları ne? 15 milyon edecek hangi varlığı var bu şirketin, nasıl satmışsınız bunu? Bunları bir kamuoyunun bilme hakkı var. Şirket sattı diyorlar devir senetleri nerede? Çıkarın bir bakalım devir senetlerini bir konuşalım, o devir senetleri üzerinden konuşalım. Kim almış, kim satmış, kim varmış bu ticaretin içerisinde, ne vermiş? Şirket demek bir şey ifade etmiyor. İşte şirket, buna da şirket diyorlar. Ne dedim? Dolmuş parası etmez şirketin sermayesi. Man Adasında kuruluyor bırakın uçakla Man Adasına gitmek için uçak biletinin parası, havaalanına gidecek taksi parasından daha az bir sermayeyle kurulmuş şirket. Buna diyor şirketini sattı diyor, bu şirkete sattı diyor. Kendi şirketini yakınlarım, akrabam, taallukatım bunlara sattı diyor. O zaman o satılan şirketin devir senetleri nerede? Ne zaman kurulmuş o şirket? Ne zaman kurdunuz bir bilelim, ne kadar faaliyet yürütmüş, ne kadar para kazanmış, kazancı neymiş, bereketli bir şey miymiş, ne kadar kazanmış ona bir bakalım. Ne kadar vergi ödemiş bunlara bir bakalım ne vergisi ödemiş, beyannameleri neymiş bir görelim. Nasıl kıymetli bir şirketmiş satılan şirket. Bu değere nasıl ulaşmış bir bunlara bakalım. Bitmedi daha. Yani Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyoruz bu soruları sorma fırsatı verdi. Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyoruz bu para transferinin sebebini kendi pencerelerinden izah etmeye kalktı, bir şirket satışından bahsetti. Biz bir şirket satışı bilmiyorduk, Erdoğan sayesinde öğrendik. Şimdi bakacağız, bunu konuşacağız. Bu “şirket satışı” gürültüsüyle üstü örtülecek bir mesele değildir.

Ha gelelim şu ticaret meselesine. Hani dediler ya - grup başkanvekilleri de dedi - bu ticaret. Bu nasıl ticaret? 1 sterlinlik şirket 15 milyonluk ödeme, bunun adı ticaret. Bu nasıl ticaret? Şimdi vatandaşlara soruyorum, vicdanı olan, makul bütün vatandaşlara soruyorum bunun için hesap kitap bilmeye gerek yok. Üniversite diploması almaya gerek yok. İki şirketi karşılaştıralım. Şimdi Bellway Limited biraz önce başta söylediğim 1 poundluk, 1 sterlinlik şirket, Türk parasıyla karşılığı ne kadar bunun? 5 lira yuvarlak hesap. Yani 5 lira bu şirketin bütün varlığı, asıl şirketin sermayesi 5 lira. Bu şirket ne para ödüyor? 15 milyon dolar ödüyor. Ne kadar zamanda? Şirketi Kazım Öztaş alıyor 20 gün içerisinde ödüyor. Kuruluşundan 4,5 ay sonra bu şirket 15 milyon dolar ödüyor. 15 milyon dolar ne yapar? Yuvarlak hesap 60 milyon lira. Eskinin 60 trilyon lirası. Yani bu şu demektir? 5 milyon lirası olan bir şirket 60 milyon lirası olan bir şirketi - 5 lira affedersiniz, Yani benim bile aklım almıyor ki dilim sürçüyor, böyle bir orantısızlığı - düzeltiyorum 5 lirası olan bir şirket 60 milyon liralık bir şirketi alıyor, para ödüyor, 60 milyon lira ödeyip alıyor bunu varsa öyle bir şirket alıyor. Yetmedi daha, bu 60 milyonluk şirketi alıyor, 60 milyonluk değeri olan söylenen ticarete göre bu şirket de cebinde 5 lirası olan bu şirkete güvenip onunla ticaret yapıyor. Böyle bir ticaret olur mu arkadaşlar? Bu şuna benziyor, yani sokakta cebinde 5 liradan başka hiçbir şeyi olmayan, 5 lirayla gezen birisine elinizdeki 60 milyon liralık mücevher çantasını teslim ediyorsunuz, emanet ediyorsunuz. Edebilir misiniz? Yani bu normal ve makul bir şirket mi? O şirketin de kurulduğu yer Türkiye değil, kayıtları burada değil. Şirket adını bile bilmediğimiz bir yerde kurulmuş, bir adada, küçük bir ada bir caddeden ibaret ada ve herkes biliyor ki o ada karanlık işler yapanların şirket kurup, karanlık işlerini o şirketler üzerinden yürüttükleri yerler. Bu tip adalar offshore adaları işte, offshore cennetleri. Hani daha önce de çıktı ya başka yerlerde bu da onlardan bir tanesi.

DÜNYANIN HER CİDDİ ÜLKESİNDE BU İŞİN ÜZERİNE RESMİ KURUMLAR GİDER

Şimdi başka sorulacak soru var. Kazım Öztaş kimdir? Kazım Öztaş bu şirketi aldıktan, Sıtkı Ayhan önce kuruyor, Kazım Öztaş’a satıyor. Kazım Öztaş bu şirketi aldıktan sonra 20 gün içerisinde 15 milyon dolar ödeme gücüne nasıl ulaşmıştır? 60 trilyon lirayı 20 gün içerisinde nasıl denkleştirebilmiştir? Transferden sonra Bellway’in eski ve yeni ortakları yani Sıtkı Ayhan, Kazım Öztaş bunların ortakları başka ne işler yapmışlar? Şimdi kamuoyu bunları merak ediyor, bunlar konuşulacak önümüzdeki günlerde. Bunlar bugüne kadar Kazım Öztaş ne kadar vergi ödemiş, ne kadar kazanç elde etmiş, geliri ne, varlığı ne bu kadar parayı şirketi almış ve ödeyebilmiş. Kime ödemiş? Hadi desen ki kendi ailesi arasında laf olsun diye ya ödemediler ama ödemiş gibi yaptılar bunu banka arasında dese, öyle değil; o dönemin Başbakanının, bugünkü AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarına, akrabalarına ödemiş. Çocuk oyuncağı değil bu. Böyle gayriciddi geçiştirilebilecek, oluversin canım diyecek bir iş değil ciddi bir iş. Dünyanın her ciddi ülkesinde bu işin üzerine resmi kurumlar gider.

BU BİR BASİT TİCARİ İLİŞKİ DEĞİLDİR

Şimdi o yüzden bu bir basit ticari ilişki değildir. Eskiden okunmuş 1 dolarları öğrenmiştik, FETÖ darbesinden sonra okunmuş 1 dolarlar vardı, şimdi sihirli 1 sterlinler ortaya çıktı. Okunmuş 1 dolarlardan sihirli 1 sterlinler devrine geçtik. Bu nasıl bir keramet, herkes ister böyle 1 sterlini olsun, 5 lira değerinde bir para 15 milyon dolarlık yani 60 milyon liralık bir serveti alıyor, takla attırıyor, dönüştürüyor, parayı ödüyor. Böyle bir şey olur mu? Buna kim inanır, kim! Bu normal bir ticaret mi? Herkes biliyor ki, burada mide bulandıran bir şey var. Şimdi biz bunu söylediğimiz zaman kıyamet koptu sahteydi vs. işte her şey çıktı meydana. Sahte değil, her şey meydanda. O anlaşılması makul, normal, ahlaki ölçülerde izahı mümkün olmayan bir ilişki. Böyle bir ilişki karşınıza çıktığında insanın ilk aklına ne gelir? Makul, ortalama her insanın ilk aklına iki tane şey gelir. Bu vardır ya da yoktur bilmiyoruz. Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Daha bu hamur çok su kaldıracak, çok konuşacağız bunu. Ama insanın aklına iki şey gelir. Birincisi kara para aklama gelir. Vardır ya da yoktur bilmiyorum bakacağız, konuşulacak. Ya da vergiden kaçınma, vergi ödememe, vergi kaçırma gelir.

Şimdi ne demek kara para aklama? Kara para aklamayı ben söylemiyorum, kara para aklamayı MASAK Mali Suçlar Araştırma Kurulunun sayfasına girin “gayri yasal gelirleri kılıfına uydurup yasal hale getirme yönetimi” diyor. Yani işin özeti bu anlayacağımız. Gayri yasal gelirleri, kanun dışı elde edilmiş gelirleri kitabına uydurup kanuna uygun hale getirme işi diyor. Budur. Maliye Bakanlığının MASAK Mali Suçlar Araştırma Kurulunun sitesinde tarif şekli. Yani bu cümlelerle tarif etmiyor da bunun en anlaşılır tarifi bu. Bununla ilgili bir sürü yöntem saymış saydığı yöntemlerden birisi de bu. Diyor ki, siz çıkarsınız paravan bir şirket kurarsınız, özellikle bu şirketlerde böyle bunun gibi kimsenin bilmediği offshore cenneti sayılan adalarda kurulur, bu adalarda bu şirketler üzerinden bu paraları saklayarak sistemin içine sokarsınız. Bunu herkes bilir. Vergi müfettişleri bilir, Mali Suçlar Araştırma büroları bilir, herkes bilir. Şimdi bunu kurduğu zaman devlet, bu para hareketini gördüğü zaman devlet hemen harekete geçer. Duyargalar kalkar “a burada bir şey var” der. Şimdi bakalım bugüne kadar geçmemiş anlaşılan, bugünden sonra nasıl geçecek?

ARKADAŞLARIN ADA HASSASİYETİNİ BİLİYORUZ

Şimdi tabi bu arkadaşlarımızın ada hassasiyetini biliyoruz. Daha önce Sayın Başbakanın çocuklarının offshore adalarında hesapları çıkmıştı, şimdi bu offshore adalarında hesabı olan bu şirket üzerindeki para transferlerinin belgelerini koyduk orijinal belgelerini. Bu ada hassasiyetini biliyoruz ama bir şeye üzülüyoruz. Hükümetten, Recep Tayyip Erdoğan’dan, Binali Yıldırım’dan, AK Parti yöneticilerinden aynı ada hassasiyetini gözümüzün önünde Yunanistan’ın işgal ettiği Ege adalarında da göstermesini bekliyoruz. Ege’deki Türk adalarında da aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Ege’deki Türk adaları birer birer işgal edilirken sesini çıkarmayanlar ada hassasiyeti konusunda offshore adaları, offshore cennetleri sözkonusu olduğunda maalesef bayağı bir hünerbazlar bu iş ortaya çıktı.

Şimdi bakın, 2006 yılında Vergi Usul Kanununda bir değişiklik yaptılar 30. maddesinin 7. fıkrası. Dediler ki, “Bu tür offshore cennetlerinden getirilen paralar vergisiz kazançlar bu tip aklama işlerinde kullanılıyor. Bunlar Türkiye’ye geldiğinde bunlara yüzde 30 kurumlar vergisi alacağız, ek vergi alacağız. Ancak biz bu adaların ne olduğunu bilemeyiz kanunda, kanun bunu sayamaz. Bunu Bakanlar Kurulu tespit etsin, bir karar versin offshore adaları hangileriyse bu vergi cennetleri bunları Bakanlar Kurulu her sene kararname çıkarsın, Bakanlar Kurulu kararına göre biz buralardan vergi alalım.” Ne zaman dedi bunu kanun? 2006 yılında. Kaç sene geçti? 11 sene. Yıl 2017. Çıktı mı? Çıkmadı hala. Niye? Bulamıyorlar. Çocuklarına şirket kurdururken o adaları hemen buluyorlar avuçlarının içindeki gibi, koydukları gibi buluyorlar. Para transferleri, şirket alışverişleri yaparken buluyorlar.Bulmuşlar işte. 1 sterlinlik şirket orada kurulmuş, o şirket üzerinden paralar alınmış. O zaman buluyorlar. 1 sterlinlik şirkete 15 milyonluk şirketimizi sattık derken oraları buluyorlar, o adalarda kurulmuş. Ama devletin vergi alması sözkonusu olduğunda, milletin vergi alması sözkonusu olduğunda bu memleketin fakir fukara, yoksulunun devlet hizmetlerinden yararlanması için devletin kasasına para girmesi sözkonusu olduğunda o adaları gözleri görmüyor, yok öyle bir ada onların gözünde.

ORTADA MİDE BULANDIRAN BİR İLİŞKİ VARDIR

Değerli arkadaşlar, böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, kurumları oturmuş hiçbir ülkesinde, aklı başında hiçbir ülkesinde bu ilişkiler bu kadar bedavaya geçiştirilemez, bu kadar açık. Bunları sizin öyle kuru gürültülerinize pabuç bırakmayacağız. Bunları sizin kuru gürültünüzle milletten saklamanıza fırsat vermeyeceğiz. Ortada mide bulandıran bir ilişki vardır. Ortada milletin vicdanını yaralayan bir ilişki vardır, bu çok açıktır. Bu belgeleri kamuoyuyla paylaştık, paylaşıyoruz, sizlerle paylaşacağız, orijinallerini savcılığa vereceğiz. Kutuyu açtık, söyleyeceği söyledik, ama zannetmeyin ki kutuyu tamamen kapattık. Daha yeni kutular gelir, daha yeni kutular açılır. Yeter ki kutuyu açacak şeyleri kutuların içine koymayın.

Hepinize teşekkür ediyorum sağ olun arkadaşlar. Sorularınız varsa alabilirim.

Soru- Kamuoyunda şöyle denir, beş para etmez denir. Siz 5 liralık şirket 15 milyon dolar ediyor dediniz, bunu belgeleriyle ortaya koydunuz ve gerçek ıslak imzalı belge olduğunu söylüyorsunuz.

Bülent TEZCAN- Evet gösterdim.

Soru- Şimdi şöyle bir çelişki doğmuyor mu? AK Parti yöneticileri ve Sayın Cumhurbaşkanı diyorlar ki sahte, sonra Cumhurbaşkanı diyor ki bu belgeler ticari bir şirket alım – satımı diyor. Peki sahte bir şirket alım – satımı mı? Bu para yani nasıl gidiyor ve tekrar Türkiye’ye geliyor mu? Sizdeki belgeler gelişini de gösteriyor mu? Çünkü Cumhurbaşkanı gelen para diyor, siz de az önce gelen ve giden dediniz.

Bülent TEZCAN- Bütün para hareketlerinin burada görülen belgeler o şirket nasıl bir şirket satıldı. Sadece şirket sattılar dedi. Şimdi bekliyoruz şirket sattılar diyen Sayın Erdoğan’dı. Biraz önce soruları sordum hangi şirketi satmışlar, onları da bilelim sonra üzerine konuşuruz. Cevabı bekliyoruz şimdi.

Evet teşekkür ederiz arkadaşlar.

Soru- Bülent Bey çıkan para mı var?

Bülent TEZCAN- Hem çıkmış, hem gelmiş arkadaşlar. Hem çıkan var, hem gelen var. Yani bir para trafiği var. 

  • » “FETÖ’den İhraç Edilen İlk Kişi Süleyman Soylu’dur”
  • » İLÇE BAŞKANLIĞINA SEÇİLEN DEVRİM BORA ÖZÜDOĞRU GÖREVİ DEVRALDI
  • » KILIÇDAROĞLU : "FAKİR FUKARADAN AL, TEFECİYE VER"
  • » CHP ÇANKAYA İLÇE DEVİR TESLİM TÖRENİ
  • » ÇANKAYA İLÇE KADIN KONGREMİZE DAVET
  • » İşte CHP'nin hazırladığı ihlallerle dolu İnsan Hakları Raporu  
  • » 11.OLAĞAN İLÇE KONGREMİZİN ARDINDAN YENİ BAŞKANIMIZ DEVRİM BORA ÖZÜDOĞRU
  • » 9 ARALIK CUMARTESİ GÜNÜ YAPILACAK 11.OLAĞAN KONGREMİZE DAVETLİSİNİZ
  • » KILIÇDAROĞLU: "Görüşünüz ne olursa olsun, kimliğiniz ne olursa olsun, inancınız ne olursa olsun size her türlü hakkı verecek olan Cumhuriyet Halk Partisidir ve bütün kadınları CHP’nin çatısı altına bekliyorum."
  • » Enflasyon rakamları açıklandı... 2003'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı
  • » CHP'li Ağbaba: Kemal Kılıçdaroğlu’na dokunulursa Türkiye’yi onun başına yıkarız
  • » CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN: HANİ SAHTEYDİ, KILIÇDAROĞLU YİNE HAKLI ÇIKTI
  • » KILIÇDAROĞLU : "BEN İSPAT ETTİM, ŞİMDİ SÖYLE BAKAYIM ALÇAK KİM?"
  • » 9 ARALIK CUMARTESİ GÜNÜ YAPILACAK 11.OLAĞAN KONGREMİZE DAVETLİSİNİZ
  • » “Post-truth” Çağında Türkiye: İftiralar, itiraflar ve İstanbul’un gerçekleri  
  • » Adı telaffuz edilmeyen devalüasyon...
  • » KEMAL KILIÇDAROĞLU : "Sen masum bir adam değilsin. Sen memleketi yönetemiyorsun. Milleti felakete sürüklüyorsun."
  • » CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU "TAŞERON İŞÇİLİK ÇALIŞTAYI"NDA KONUŞTU : Buradan söylüyorum, asgari ücretin net, en az 2 bin lira olması gerekiyor"
  • » Gazoza yüzde 10 ÖTV
  • » Liseli çocuklara 'Cennete Otostop': Huzur cihatçı Taliban’daymış
  • » CHP'nin 'Paradise Papers' önergesi AKP'nin oylarıyla reddedildi
  • » KILIÇDAROĞLU : "20 TEMMUZ DARBESİNİN HAKKINDAN GELMEK CHP’NİN BOYNUNUN BORCUDUR"
  • » ÇANKAYA BELEDİYESİ ESAT ÇANKAYA EVİ TÖRENLE AÇILDI
  • » ÇANKAYA BELEDİYESİNDEN KURTULUŞ SAVAŞI PARKI 
  • » Belgeler Binali Yıldırım'ı doğrulamadı... Hani devlet ihalesi almamışlardı?
  • » KEMAL KILIÇDAROĞLU : "Gül gibi ülkeyi samana muhtaç ettiler bunlar. Arpayı, mısırı, fasulyeyi, pamuğu, mercimeği, eti, canlı hayvanı ve tütünü ithal eder noktaya geldik."
  • » AKP'nin her gün değişen eğitim sistemi... Okul kitabında çocukların kafasını kesmeyi anlatıyorlar
  • » Artık daha yoksuluz
  • » BÜLENT TEZCAN : "TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GİDECEK BİRİSİ VARSA KENDİLERİNİN GENEL BAŞKANIDIR"
  • » KEMAL KILIÇDAROĞLU : "BİR DAHA SÖYLÜYORUM:  HODRİ MEYDAN"
  • » CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI
  • » KEMAL KILIÇDAROĞLU : "Hodri Meydan... Milletten kaçılmaz, korkulmaz. Milletin her türlü oyuna biz saygı duyarız ve milletin tercihi başımızın üstündedir" 
  • » Petrol Vanası Kimdeyse O ‘Kardeşi’
  • » İşte Melih Gökçek'in 23 yıllık utanç listesi
  • » KILIÇDAROĞLU : "17 AY BEKLEMEYELİM, BUYURUN GELİN SEÇİMLERİ ERKEN YAPALIM, EL Mİ YAMAN, BEY Mİ YAMAN ÇIKSIN ORTAYA"
  • » İLÇE BAŞKANIMIZ SELÇUK DERELİ : "KONGREDE ADAY OLMAYACAĞIM"
  • » ÇANKAYA BELEDİYESİ CEBECİ ATLAS GÜNDÜZ BAKIMEVİ AÇILDI
  • » KILIÇDAROĞLU : "DENİZ BAYKAL KARARLILIĞIN, DEMOKRASİYE BAĞLILIĞIN İSMİDİR"
  • » GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AYKUT ERDOĞDU: -“3’ÜNCÜ HAVALİMANI İNŞAATI İÇİN HER HANEDEN 850 TL ÇALINDI”
  • » Sıbyan mektepleri çocukları böyle zehirliyor... "Anne ne zaman öleceğiz, burası çok sıkıcı"
  • » CHP’YE HİÇ KİMSE KUMPAS KURAMAYACAKTIR
  • » GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ERDOĞDU: “ÜÇ BÜYÜK TELEKOM ŞİRKETİNİN 5 MİLYARLIK BORCU SİLİNİYOR”
  • » Çankayalı Çocuklara “Masal Kalesi”  
  • » CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, TBMM CHP GRUP TOPLANTISINDA KONUŞTU
  • » Enflasyon 13 yılın zirvesinde
  • » DEMOKRASİ ŞÖLENİMİZ DEVAM EDİYOR
  • » CHP'den ‘Vergilere karşı direnme' kararı... Halka ‘teslim olmayın' çağrısı
  • » CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN ALAŞEHİR ÜZÜM MİTİNGİ’NDE YAPTIĞI KONUŞMA
  • » ÇANKAYA İLÇE BAŞKANLIĞININ DELEGE SEÇİMLERİNDE SONA YAKLAŞIYORUZ
  • » FINDIK İHRACATINDAN MİLYARLARCA DOLAR KAZANIYORUZ, ÜRETİCİYE NE VERİYORUZ?
  • İLÇE BAŞKANI

    GENEL MERKEZ

    CHP TARİHİ

    Sitemiz Bugün (2323) Kez, Toplamda (3515294) Kez Ziyaret Edilmistir.
    CHP Çankaya İlçe Başkanlığı - Tüm Hakları Saklıdır. 
    Powered by HMAWEB Control Panel