Anlat Erdoğan, anlat

Haber Tarihi: 27.03.2025

İktidar darbesine karşı yüz binler her gece meydanları doldurdu. Yaklaşık 15 milyon yurttaş, önseçimde Ekrem İmamoğlu’na oy vermek için sandıklara koştu. Gençlerin her çağrısı büyük buluşmalara sahne oldu. Büyük bir itiraz ve kuvvetli bir uyanışla karşı karşıya olduğumuz mutlak bir gerçek. Ülke artık başka bir frekansa, başka bir dalga boyuna geçmiş durumda.

İktidar şimdilik bu durumu görmüyor, görmek istemiyor. Erdoğan bugüne kadar bu konuyla ilgili birkaç kez konuştu. Neredeyse her defasında aynı şeyleri söyledi.

Açıklamalarını toparlarsak:

• Türkiye çok iyi bir yerdeydi, aşağı çekilmek isteniyor.

• İBB’de büyük bir yolsuzluk var, operasyon bu yüzden yapıldı.

• Operasyonlarla bizim bir ilgimiz yok; CHP içi kavga ve şikayetlerden kaynaklı.

• Yeni soruşturmalar kapıda, yargı bağımsızdır.

• Eylemciler vandal, yağmacı. Camiyi tahrip ettiler.

• Ekonomiyi batırmak için uğraşıyorlar.

• Eylemlerin devamına izin vermeyeceğiz, gerekli yasal adımları atacağız.

Özetin özeti bu ve benzeri sözleri tekrarlayıp durdu. Oysa AKP’liler dahil, bu anlatıların doğru olmadığı konusunda neredeyse muhalefetle ortaklaşmış durumda. Son kamuoyu araştırmalarına göre, muhalefet partilerine oy veren seçmenlerin neredeyse tamamı operasyonun siyasi olduğuna inanıyor. AKP’lilerin sadece yüzde 55’i “yolsuzluk var” diyebildi. Erdoğan’a inananların sayısı her geçen gün azalırken, artık toplumsal rıza üretemeyeceği gün gibi aşikâr.

O İŞ ÇOKTAN BİTTİ!

Bağırıp çağırarak halkı hizaya çekme dönemi çoktan bitti. Dün yaptığı konuşmada gençlere tehdit gibi sözler ederken, yargı sürecinden bahsetti. Sanki bir haftada 2 bine yakın insan gözaltına alınmamış, 250 kişi tutuklanmamış, yüzlercesine şiddet uygulanmamış gibi... Eğitim Sen MYK üyelerine grev yaptıkları gerekçesiyle ev hapsi verildi bu iktidar yargısı tarafından. Korku o kadar büyük yani. Yapabileceklerini yaptı, yapmaya da devam edecek.

Ama işin tuhafı, bu hamlelerin hiçbiri işe yaramıyor. Her sokaktan bir ses, her meydandan bir itiraz yükselmeye devam ediyor. Üstelik her suçlamasına da anlık yanıt geliyor. Erdoğan’ın “Camiyi tahrip ettiler” açıklamasından dakikalar sonra CHP lideri Özgür Özel, kameralarla cami meydanına ulaşmış, gerçeği hem anlatmaya hem de göstermeye başlamıştı bile.

İktidarın en sık başvurduğu yöntemler olan korkutma, sindirme, manipülasyon ve deformasyon dönemi kapanmış durumda.

Her kesimden insan yüksek sesle konuşup tepkisini dile getirmeye başladı. Özellikle gençlerin isyanı, öylesine meşru bir zemine oturdu ki herkes oradan hizalanmak zorunda kaldı. Sahiplenildi. O kadar ki, haksız şekilde tutuklanan gençler mücadelenin simgesi hâline geldi. Üniversite öğrencisi olan kızının önce serbest bırakılıp sonra tutuklanmasının ardından Çağlayan Adliyesi önünde konuşan Avni Erdoğan’ın dediği gibi: “Gençler kazanmıştı” artık. Birleşerek, inançlarıyla, ülkeye verdikleri umutla kazanmışlardı.

CHP’YE KAYYUM ATAMAK...

Erdoğan, tüm bunların olmadığı bir ülkede yaşıyor gibi üst perdeden konuşmaya devam ediyor. Turbun büyüğünden bahsetmeye devam ediyor. Bu arada MHP ve AKP sözcüleri sürekli olarak “CHP” ve “kayyum” kelimelerini aynı cümlede kullanmaya devam ediyor. Bu sözlerin de başka bir ezberin tekrarı olduğunu söylemeliyiz. Ezber çünkü önceden yazılmış bir senaryo vardı: Ekrem İmamoğlu tutuklanacak, İBB’ye çökülecek, dağılan ve morali bozulan muhalefete bir darbe de CHP’ye kayyum atanarak vurulacaktı.

Şimdi, Özgür Özel’in sözcükleriyle söylemek gerekirse, bu darbe püskürtülmüş durumda. İktidarın bu hâliyle CHP’yi hedef alması kurusıkının ötesine geçemez.

Bununla birlikte, Saray rejiminin bu isteğinden vazgeçtiğini söylemek de yersiz olur. Çok açık ki, CHP’ye kayyum atanması, Türkiye’de serbest seçimlerin ve çok partili sistemin son bulduğunu ilan etmekle eşdeğerdir. O andan itibaren başka bir Türkiye’den söz edilir.

Buna niyet edilip edilmeyeceğini bugünden kestirmek zor. Ama bildiğimiz bir şey var: Böyle bir girişim, 19 Mart sonrası ortaya çıkan tepkinin çok daha büyüğüne neden olur.








Bu Bölümdeki Diğer Haberler

İmamoğlu da az değilmiş!
Haber Tarihi: 03.04.2025
İslamcılar neden para sevdalısı?
Haber Tarihi: 03.04.2025
Meydandaki herkes mi topluca küfretti?
Haber Tarihi: 27.03.2025
Harp hiledir!
Haber Tarihi: 27.03.2025
Dün dündür, ya yarın?
Haber Tarihi: 27.03.2025
Özgür Özel ve l2548erlik testi
Haber Tarihi: 26.03.2025
Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz!
Haber Tarihi: 05.03.2025
Basın özgürlüğünün önemi
Haber Tarihi: 05.03.2025
İkt2533arın su yolu!
Haber Tarihi: 05.03.2025
“Eyy Herkes!” moduna bağlamak
Haber Tarihi: 22.02.2025
Saray muhakemeleri usul kanunu
Haber Tarihi: 22.02.2025
Hukukun guguk olduğu bir soruşturma
Haber Tarihi: 22.02.2025
TÜSİAD’a minnet borçlusunuz
Haber Tarihi: 22.02.2025
H2520detin öteki yüzü!
Haber Tarihi: 22.02.2025
TÜSİAD da Ses Verdi...
Haber Tarihi: 22.02.2025
Oligarşi nedir!
Haber Tarihi: 21.02.2025
Zenginler değil fakirler kaybediyor
Haber Tarihi: 21.02.2025
Yeni Türkiye'nin yargısı
Haber Tarihi: 21.02.2025
Peki AKP’nin adayı kim olacak?
Haber Tarihi: 21.02.2025
İtaat Yoksa Ceza Var
Haber Tarihi: 21.02.2025
Kurum’un başarı ‘hikaye’si!
Haber Tarihi: 09.02.2025
Bu gıda kriziyle enflasyon mu düşer?
Haber Tarihi: 05.02.2025
Güçperest olmayın
Haber Tarihi: 05.02.2025
Bahçeli’nin başı göğe erdi mi?
Haber Tarihi: 04.02.2025
Rejimlerden rejim beğen!
Haber Tarihi: 04.02.2025
Beştepe krizde, Silivri çare değil
Haber Tarihi: 04.02.2025
Enflasyon ve teğmenler
Haber Tarihi: 04.02.2025
Mustafa Kemal’le çatışmak!
Haber Tarihi: 04.02.2025
En büyük ve en acı turp ekonom2490e
Haber Tarihi: 02.02.2025
Tekerrür ve tashih
Haber Tarihi: 02.02.2025
İmamoğlu’nun adalet mücadelesi
Haber Tarihi: 28.01.2025
Gezi dizisi!
Haber Tarihi: 28.01.2025
Özgür Özel’in penceresinden durum!
Haber Tarihi: 28.01.2025
CHP-ikt2479ar ve yol haritası
Haber Tarihi: 28.01.2025
Devlet çökertilince!
Haber Tarihi: 23.01.2025
Bu ülke...
Haber Tarihi: 23.01.2025